2006 yılında İstanbul Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon bölümünden mezun olmuştur. Yüksek Lisansını 2010 yılında Marmara Üniversitesi Fizyoloji Anabilim Dalında, Doktorasını ise 2018 yılının başında Kocaeli Üniversitesi Fizyoloji Anabilim Dalında “Taktil uyaranların, elektrofizyolojik, nöroanatomik ve davranışsal etkileri” adlı araştırma konusu ile tamamlamıştır. Mezun olduğundan bu yana pediatrik popülasyon ile çalışmaktadır. 2010 -2018 yılları arasında Amerika, İngiltere ve Avrupanın birçok ülkesinde Duyu Bütünleme, NDT/Bobath, DIR/Floortime, Bağlanma (DMM ve SAI gibi) , Pediatrik Yeme ve Beslenme Bozuklukları (SOS Feeding Therapy ve The Get Permission Approach gibi), Pediatrik Masaj, İşitsel Terapi  ve nörobilim ile ilgili birçok eğitime katılmıştır. Ayrıca Avrupa ve Amerikalı birçok bilim insanı ile ortak çalışmalar yürütmektedir. Uluslararası farklı dernek ve organizasyonlar ile  Türkiye’de özellikle duyu bütünleme ve gelişimin diğer alanlarına yönelik ortak eğitim organizasyonları düzenlemekte ve birçoğunda eğitmen olarak bulunmaktadır.  Nörogelişimsel zorluklar yaşayan çocuklara yönelik Dinamik Sistemler Teorisi ve Çevresel Zeginleştirme temelli ekolojik bir model olan HEP (Homeostasis-Enrichment-Plasticity) yaklaşımını geliştirmiştir. Uluslararası Ayres Duyu Bütünleme Eğitimi Koalisyonu (ICEASI) kurucu üyesi olan uzman aynı zamanda yeni geliştirilmekte olan Ayres Duyu Bütünleme Değerlendirme testi (EASI) için uluslararası eksperlerden biri olarak görev yapmaktadır. İstanbuldaki bir üniversitede ergoterapi bölüm başkanlığı görevini yürütmektedir ve farklı üniversitelerde pediatrik rehabilitasyon alanına yönelik lisans ve yüksek lisans dersleri vermektedir. Duyu Bütünleme Derneğinin kurucusudur ve aynı derneğin yönetim kurulu başkanıdır. Alanda birçok bilimsel yayını bulunmaktadır. Duyu Bütünleme ve motor gelişim alanında kaynakların çeviri editörlüğünü yapmıştır ve Duyu Bütünleme ve Teknolojik Rehabilitasyon alanında kitap bölümü yazmıştır. Erken dönem deneyimlerinin, davranışsal, elektrofizyolojik ve nöroanatomik etkileri üzerine araştırmaları devam etmektedir. Ayrıca çocukluk döneminde görülen minör nörolojik bozuklukların (dikkat dağınıklığı ve hiperaktivite, otizm, gelişimsel koordinasyon bozukluğu, duyu bütünleme ve praksi bozuklukları gibi) yaşamın ilk bir yılındaki belirteçleri ve bunların erken müdahalesi hem klinik hem de akademik özel ilgi alanını oluşturmaktadır.